Abdülmüheymin Hadramî, Kuzey Afrika evliyasındandır. 1348 (H. 479) senesinde Tunus’un Zellac kasabasında vefat etti. Kıymetli nasihatleri vardır. İşte onlardan birkaç damla... 
Abdülmüheymin Hadramî hazretleri buyurdu ki:
“Bir kulun, Allahü teâlânın beğendiği işleri kolayca yapabilmesi, sünnete göre hareket etmesi, sâlih kimseleri sevmesi, eş-dost ile güzel geçinmesi, Allah rızâsı için insanlara iyilik yapması, Müslümanların işini görmesi ve vakitlerini Allahü teâlânın dînine hizmetle geçirmesi, saâdet alâmetlerindendir.” “İşin aslından habersizdirler”
“İnsanların çoğunun gafil dolaştıklarını gördüm. Bu yolda dayandıkları şey, bir zan ve tahminden ibârettir. Durumları bu iken, hakîkat üzere olduklarını anlatır ve kendilerine göre mükâşefeden (keşiften) bahsederler. Ne var ki, işin aslından habersizdirler.”
“Bir kulun ereceği saâdet, emredilen ibâdetleri ve tâatleri kolayca yapmasıdır. Bütün işlerinde sünnet üzere yürümeyi başarmasıdır. Sâlih kullara karşı içten sevgi beslemesi, hangi işte olursa olsun, ahlâkını değiştirmemesidir.”
“Bedbaht kişi, unutulmuş günahlarını açığa vuran kimsedir.”
“Ârif; tamamiyle gönlünü Allahü teâlâya, vücûdunu halka hizmete veren kişidir.”
“Allahü teâlâya ulaşan en emin yol; bütün iş, hareket ve ibâdetlerde Peygamber efendimizin sünnetine tâbi olmaktır.”
“Peygamber efendimizin sünnetine tâbi olmak, bid’atlerden kaçmak, İslâm âlimlerinin gittiği yoldan gitmekle olur.”
“Kişinin saâdetinin ve ibâdetlerin ona kolay gelmesinin alâmeti, bütün işlerinde sünnete uymak, sâlihlerle sohbet etmek, dostlarına karşı güzel ahlâklı olmak, ilâhî mârifet ve insanlara muhabbet ile bezenmek ve vakitlerini değerlendirmektir.”

“Senden rızanı istiyorum...”
Abdülmüheymin Hadramî, hasta idi. Son anlarını yaşıyordu. Ellerini açtı ve şöyle dua etti:
“Yâ Rabbi! (Gökyüzünde ve yeryüzünde kim varsa O’ndan ister. O her gün yaratmaktadır) buyurmaktasın. Bu sözünün hürmetine Senden rızanı istiyorum...”
Bunlar o mübareğin son sözleri oldu...