Sual: Kurbanda sefere çıkacak olan nasıl hareket eder?
CEVAP
Maddeler halinde bildirelim:
1- Bir zengin, bayramın birinci veya ikinci yahut üçüncü günü kurban kesip, sefere çıksa vacibi yerine getirmiş olur. Üçüncü günü seferden dönse de, artık tekrar kurban kesmesi gerekmez.

2- Zengin, bayramın üçüncü günü, kurban kesmeden sefere çıkarsa, üzerine vacib olduktan sonra çıktığı için günaha girer. Birinci veya ikinci günü çıksaydı kendisine vacib olmadan çıktığı için günah olmazdı. Kurban, bayramın üçüncü günü imsak vaktinden sonra vacib olur.

3- Kurban kesmeden sefere çıkan zengin, seferdeyken kurban kesmiş olsa bile, bayramın üçüncü günü memleketine gelip mukim olunca, tekrar ona kurban kesmek vacib olur.

4- Bir zengin, kurban kesmek niyetiyle bir koyun satın aldıktan sonra, sefere çıksa ve bayramın üçüncü günü de seferde olsa, vekâlet verip o koyunu kestirmesi gerekmez, yani seferi olduğu için kurban kesmesi vacib olmaz. Nafile de olsa kurban kesmek, çok sevabdır, Sırat’tan geçirir. Bu bakımdan zengin olanın, sevabdan mahrum kalmaması için seferde de kurban kesmesi iyi olur.

5- Sefere çıkarken kurbanını kesmek için birini vekil eden zengin, gittiği yerde mukim olsa, vekilin kestiği hayvan, vacib kurban olur; çünkü zengin mukimdir ve vekâletle istediği şehirde kestirebilir. Kendisi bulunduğu yerde de kestirebilir.

6- Seferi olan vekil, vekâleten mukim kimsenin kurbanını kesebilir, vekilin seferi olmasının önemi yoktur.

7- Hacca giden kimse, Mekke’de 15 günden fazla kalmışsa, mukim olduğundan, kendine vacib olan bayram kurbanını, telefonla Türkiye’deki bir tanıdığına vekâlet verip kestirebilir. Ancak Mekke’de genelde 15 günden aşağı kalınıyor, seferi olunuyor. Seferi olanın, bayram kurbanını kesmesi gerekmiyor. Kesilmesi gereken şükür kurbanını ise, Harem’de kesmesi gerekir. Vekâletle Türkiye’de veya başka yerde kestiremez.

8- Seferde olan zengin, Kurban bayramının üçüncü günü vatan-ı aslisinin içinden transit geçse, şehir küçükse, içinden geçiyorsa kurban kesmesi vacib olur. Büyük şehirse, evleriyle çevre yolu arasında mezarlık, fabrika, kışla, ırmak, deniz, harman yeri, futbol sahası gibi yerler varsa, o zaman vatan-ı aslisine girmemiş olur, vacib olmaz.

Seferde kurban kesmek
Sual:
Evli olup ailesiyle beraber gurbette bulunduğu şehirde, uzun yıllar bulunsa; fakat ömür boyu yerleşmeyi düşünmese, buradan doğup evlendiği yere bayramlarda 15 günden az süreyle gidip orada kurban kesse, kesilen kurbanlar vacib kurban olur mu?
CEVAP
Bir günlüğüne de gitse, orada mukim olur, kestiği kurban vacib olur.

Memleketinde kurban kesmek
Sual:
Birçok insan Kurban bayramlarında memleketine gidip kurban kesiyor. Bunlar yaşadıkları şehre yerleşmeye niyet etmişse ve bayram vesilesiyle gittikleri memleketlerinde kurban kesseler, vacib olan kurban borcundan kurtulur mu?
CEVAP
Sefere gidene, kurban vacib olmuyor. Kesmesi iyi olur. Kesmese de günah olmaz.

Başka şehirdekine kurban kestirmek
Sual:
Vatan-ı aslimiz İstanbul. Hanımım nisab miktarı mala sahip olduğu için kurban kesmesi vacib. Bayramda Tekirdağ'a gidiyoruz. Tekirdağ'da birisine kurban için vekâlet verdik; fakat Tekirdağ'da seferi oluyoruz. Vacib sevabı almak için ne yapmak gerekir?
CEVAP
Tekirdağ'da kurban kesilirken İstanbul’da bulunursanız, yani mukim olursanız kurban vacib olur. Telefonla öğrenirsiniz. Kestik derlerse buradan hareket edersiniz.

Vatan-ı asliden geçmek
Sual:
Seferde olan zengin, Kurban bayramının üçüncü günü vatan-ı aslisinin içinden transit geçse kurban kesmesi vacib olur mu?
CEVAP
Şehir küçükse, içinden geçiyorsa vacib olur. Büyük şehirse, evleriyle çevre yolu arasında mezarlık, fabrika, kışla, ırmak, deniz, harman yeri, futbol sahası gibi yerler varsa, o zaman vatan-ı aslisine girmemiş olur, vacib olmaz.

Maliki’yi taklit eden
Sual:
Namazda Maliki’yi taklit eden bir zengin, 10 gün kaldığı yerde kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP
Kurbanda taklit edilmiyor. 10 gün kalan Hanefi’de seferi olur, kurban kesmesi gerekmez.

Sual: Bir zengin, bayramın ilk günü kurban kesmeden sefere çıksa günaha girer mi?
CEVAP
Hayır.

Nafile de olsa kurban kesmeli
Sual:
Bir zengin, kurban kesmek niyetiyle bir koyun satın aldıktan sonra, sefere çıksa ve bayramın üçüncü günü de seferde olsa, vekâlet verip o koyunu kestirmesi gerekir mi?
CEVAP
Kestirmesi gerekmez, yani seferde olduğu için kurban kesmesi vacib olmaz ama alınmış bir kurbanı kesmek, nafile de olsa çok sevabdır, Sırattan geçirir. Bu bakımdan zengin olanın, sevabdan mahrum kalmamak için seferde de olsa kurban kesmesi iyi olur. Kendi kesemezse, kesen birine vekâlet verip kestirebilir.

Üçüncü günü sefere çıkmak
Sual:
Zengin, bayramın üçüncü günü, kurban kesmeden sefere çıkarsa, günaha girer mi?
CEVAP
Üçüncü günü kesmeden çıkarsa, üzerine vacib olduktan sonra çıktığı için günaha girer. Bedelini bir fakire altın olarak vermesi gerekir. Birinci veya ikinci günü çıksa idi kendisine vacib olmadan çıktığı için günah olmazdı.

Seferde mukim olunca
Sual:
Zengin, sefere çıkarken kurbanını kesmek için birini vekil etse, gittiği yerde mukim olsa, vekilin, kestiği hayvan vacib kurban olur mu?
CEVAP
Evet, vacib olur; çünkü zengin mukim olmuştur. Misafir olana bile kestirebilir.

Hac ve şükür kurbanı
Sual:
Hacca giden kimse, vacib kurbanını Türkiye'de kestirebilir mi?
CEVAP
Mekke’de 15 günden fazla kalmışsa, mukim olduğundan, kendine vacib olan bayram kurbanını kestirmek üzere telefonla Türkiye’deki bir yakınına vekâlet verip kestirebilir. Ancak Mekke’de genelde 15 günden aşağı kalınıyor, seferi olunuyor. Seferi olanın, bayram kurbanını kesmesi gerekmiyor. Kesilmesi gereken şükür kurbanını ise, Harem’de kesmesi gerekir, vekâletle Türkiye’de veya başka yerde kestiremez.

Seferde kurban kesmek
Sual:
İstanbul’a temelli yerleştik. Bayramda, memleketim olan Ankara’ya gidip, orada kurban kesmemde mahzur var mıdır?
CEVAP
Hiç mahzuru yoktur. İstanbul’a temelli yerleşmekle, memleket olan Ankara, vatan-ı asli olmaktan çıkar. 15 günden az kalmak üzere, memlekete yani Ankara’ya gidince orada seferi olunur. Seferde, kurban kesmek gerekmez. Kesilirse sevab olur.

Kurbanı kesip sefere çıkmak
Sual:
Bayramın birinci veya ikinci günü kurbanını kesip sefere çıkan, vacib sevabı alır mı? Üçüncü günü seferden dönenin, tekrar kurban kesmesi gerekir mi?
CEVAP
Bayramın birinci veya ikinci günü kurbanını kesip sefere çıkarsa, vacib sevabı alır. Üçüncü günü seferden dönene, artık tekrar kurban kesmek gerekmez.

Mukimken kurban kesmek
Sual:
Bayramın üçüncü günü seferden memleketine gelen zengin, kurban keser mi?
CEVAP
Kurban kesmeden sefere çıkan zenginin, seferdeyken kurban kesmiş olsa bile, üçüncü günü mukim olunca, tekrar kesmesi vacibdir.

Vatan-ı aslide seferi olunmaz
Sual:
Vatan-ı aslim Van; ama bir yılı aşkın bir zamandır yurt dışındayım. Birkaç yıl daha kalırım. Kurban bayramı için gideceğim Van’da 10 gün kalırsam seferi miyim, kurban kesmem vacib mi?
CEVAP
Vatan-ı aslide bir saat bile kalan seferi olmaz. Kurban kesmek vacib olur.

Sual: İstanbul’da oturuyorum. Her yıl bayramda memleketim olan Kayseri’ye gidip kurban kesiyorum. Bir mahzuru oluyor mu?
CEVAP
Kayseri vatan-ı asliniz ise, bir günlük için de gidilse mukim olursunuz ve kurban kesmeniz vacib olur. Eğer İstanbul’a temelli yerleşmişseniz, Kayseri vatan-ı asli olmaktan çıkar. Gittiğinizde seferi oluyorsanız kurban kesmek gerekmez. Şayet keserseniz çok sevap alırsınız.

Seferi olan vekil
Sual:
Seferi olan vekil, vekâleten kurban kesebilir mi?
CEVAP
Kesebilir, vekilin seferi olmasının önemi yoktur.

Kurbanın vacib olması
Sual:
Bayramın 3. günü sefere çıkan zengin, kurban kesmese günaha girer mi?
CEVAP
Zengin, kurban bayramının birinci veya ikinci günü sefere çıkarsa, seferde olduğu için üçüncü gün kurban kesmesi ona vacib olmaz, ama üçüncü günü yani kurban vacib olduktan sonra sefere çıkarsa, borçtan kurtulmuş olmaz. Kurban, üçüncü günü vacib olur. Peki, gün ne zaman başlar?
Şer’i gün, imsak vaktinde başlar. (S. Ebediyye, Miftah-ul-Cennet)

Kurban bayramının üçüncü günü girer girmez, kurban kesmek vacib olur. Daha önce keserse, vacib sevabı alırsa da, üçüncü gün girmeden vacib olmaz. Aynen namaz da böyledir. Kurban üç gün içinde kesilebildiği gibi, namaz da, vakti girince, son vakte kadar kılınabiliyor. Vakit girince kılınırsa farz sevabı alınıyor. Vakti girdikten sonra kılmasa ve vakti çıkmadan on dakika kadar önce ölse namaz borcu ile ölmüyor, çünkü namaz, vaktin çıkmasına, o namazı kılacak kadar bir zaman kalınca farz oluyor. Vakit çıkarken ölse, namaz borcu ile ölüyor. Namaz, nasıl son vakitte farz oluyorsa, kurban da bayramın son günü, imsak vaktinden sonra vacib oluyor.

Orucun farz olması da böyledir. Seferde oruç tutmak farz olmuyor, kazaya bırakması caiz oluyor. Bir kimse, Ramazan günü mukimken, hiç niyet etmeden oruç tutmasa haram işlemiş olur. Yarın öğle vakti sefere çıkacağım diye, oruç tutmaya niyet etmese yine haram işlemiş olur. İslam Ahlakı kitabında deniyor ki:
(Bir kimse, sefere niyet etmeden orucunu yese ve sonra sefere niyet edip gitse, hem kaza, hem kefaret lazım gelir. Yolculuk, orucu bozmayı mubah yapmaz. Sefere çıkan kimsenin o gün orucu bozmaması vacibdir. Gece veya gündüz Dahve vaktine kadar niyet eden misafirin o gün orucunu bozması helal olmaz. Eğer bozarsa, yalnız kaza eder.)

Zekât da böyledir. Günü gelmeden zekât vermek caizdir. İmsak vaktinden itibaren zekât vermek farz olur, çünkü şer’i gün, imsak ile başlar. Zekâtı gününde vermeyen, daha sonra fakirleşip, elinde hiç parası kalmasa, zekât borcu affolmaz.

Hac da böyledir. Hac farz olduktan sonra mal elden çıksa hac borcu affolmaz.

Demek ki, kurban bayramının üçüncü günü, imsak vaktinden sonra sefere çıkan zengin, kurban borcundan kurtulmuş olmaz, çünkü şer’i gün imsak vaktiyle başlar. Vacib olmadan, yani kurban bayramının üçüncü günü, imsak vaktinden önce sefere çıkarsa o zaman borçlu kalınmaz.