Sual: (Kurban kesmek hayvan katliamıdır, onlara ölüm acısı çektirilmektedir. Tanrı, kurbana ve kana bu kadar aç olamaz. Ben kurban kesenlerin dininden değilim) deniyor. Kurban kesmek âyet ve hadisle meşru kılınmış bir ibadet değil midir?
CEVAP
Elbette âyet ve hadisle sabittir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Başladığınız hac ve umreyi Allah için tamamlayın. [Bir mazeretle] alıkonursanız, kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban yerine ulaşıncaya kadar, başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizde hasta olan veya başından rahatsız bulunan varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir. Güven içinde olursanız, hacca kadar umreden faydalanabilen kimseye, kolayına gelen bir kurban kesmek, bulamayana, hac esnasında üç gün ve döndüğünüzde yedi gün ki, o tam on gündür, oruç tutmak gerekir.) [Bekara 196]

(Allah’ın kendilerine rızk olarak verdiği dört ayaklı [kurbanlık] hayvanlar üzerine, belirli günlerde [kurban bayramında] Allah’ın adını ansınlar. Bu kurbanlıklardan kendiniz de yiyin, yoksullara da verin.) [Hac 28] (Hepsini dağıtmak veya hepsini evde bırakmak da caizdir.)

(Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerine, Onun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.) [Hac 34]

(Kurbanlık deve ve sığırları, Allah’ın size olan nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şükredesiniz diye, onları böylece sizin buyruğunuza verdik.) [Hac 36]

(Ey iman edenler, Allah’ın hac âdetlerine, haram aya, kurbanlık hediyelere, [onlardaki] gerdanlıklara, Rablerinden gerek fazlını ve gerek rızasını arayarak Beyt-i Haram’ı kastedip gelenlere sakın hürmetsizlik etmeyin!) [Maide 2]

(Allah, hürmetli ev olan Kâbe’yi, hürmetli ayı, kurbanı, boynu tasmalı kurbanlıkları insanların faydası için ortaya koydu.) [Maide 97]

([Kesmek istediği oğlu için] ona büyük bir kurbanlık [koç] fidye verdik.) [Saffat 107]

(O kâfirler, Mescid-i haramı ziyarete ve kurbanların yerlerine ulaşmasına mani oldular.)
[Fetih 25]

(Rabbin için namaz kıl ve kurban kes!) [Kevser 2]

Kurban kesmek hâşâ katliam olsaydı, Allahü teâlâ kurbanın meşru olduğunu bildirir miydi? Peygamber efendimiz vefat edene kadar kurban kesmiştir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Kurban kesmek, atalarınızdan İbrahim’in sünnetidir.) [Hâkim]

(Bayramda kurban kesmekten daha faziletli bir amel yoktur. Ancak sıla-i rahm bundan müstesnadır.) [Taberani]

Her gün dünyanın her yerinde kasaplarda kesilen yüz binlerce hayvan görülmeyip, özellikle Kurban’a dil uzatılması, Allah’ın emrinin hayvan katliamı olarak gösterilmesi, art niyetin ürünüdür.

Hayvanlara eziyet etmek
Sual:
Okuduğum bir haber şöyle idi:
“Yazdığı bir kitapta Müslümanların kurban kesmesini eleştirdiği için 2000'de ırkçı şiddeti körüklediği gerekçesiyle Fransız mahkemesince suçlu bulunan Fransız film yıldızı ve hayvan hakları savunucusu Brigitte Bardot, Paris'teki bir camiyi ziyaret ederek, kurbanların acı çektirilmeden kesilmesini istedi.
Bardot'nun gittiği caminin imamı Delil Ebubekir, kurbanların anestezi işleminden sonra kesildiğini bildirmesi üzerine, memnuniyetini ifade eden Bardot, (Harika... Bana hayatımın en büyük hediyesini verdiniz) dedi.”
Müslümanlıkta hayvana acımak yok mu? Bıçakla kesmek acımasızlık değil mi?
CEVAP
Müslümanlık Allah’ın dinidir. Allah’ın dininde hâşâ merhamet olmazsa başka kimde, nede merhamet olur ki? Bugün Avrupa’da büyük baş hayvanların başına tokmak vurularak, küçük baş hayvanlar da elektrik şokundan geçirilerek bayıltılıp kesiliyor. Hayvanların başına tokmak vurmak ve elektrikle şoklamak eziyet olur. Ateistler ve Avrupalılar hayvan kesimine değil kurban kesimine karşıdırlar. Kendileri et yemiyor mu? Hayvanları öldürüp kürklerini giymiyorlar mı? Müslümanlığa olan düşmanlıklarını hayvana acıma perdesi altında yürütüyorlar.

Hayvanların bıçakla kesilmesini emreden Allah’tır. Allahü teâlâ hayvanlara eziyet edilmesini hiç ister mi? Hayvanlara acınmasını bildiren Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Bir kadın, bir kediyi hapsedip, yiyecek içecek vermedi. Bir şey bulup yemesi için de serbest bırakmadı. Kedi öldü, kadın da bu yüzden Cehenneme müstahak oldu.) [Buhari]

(Susuz bir mümin, kuyuya inip su içti. Bir köpek de kuyunun ağzında susuzluktan bitkin vaziyette bekliyordu. O kimse, bu hayvana acıyıp, ayakkabısı ile köpeğe su verdi. Bu hareketten Allahü teâlâ razı oldu. O kimseyi Cennete koydu.)
[Müslim]

(Yerdeki mahluklara acımayana, gökteki melekler acımaz.)
[Taberani]

Eğer kesmek, hayvana eziyet olsa idi, dinimiz hayvanların kesilmesini emretmezdi. Dinimiz savaşta şehidin ölüm acısı çekmediğini bildiriyor. Bir kolu kesildiği halde farkında olmadan savaşan insanların bulunduğunu kitaplarda okuyoruz. Bunlar acı duymadığı gibi kurbana da Allahü teâlâ acı hissettirmez. Allah’ın kudretinden kim şüphe edebilir? Hazret-i Yunus’un kırk gün balığın karnında ölmeden kalması, Eshab-ı kehfin üç yüz sene uyumaları Allahü teâlânın kudretiyle olmuştur. Şehide de Allahü teâlâ ölüm acısını hissettirmiyor. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Şehid, ölüm acısı duymaz.) [Beyheki]

(Şehid, öldürülmesinin acısını, ancak bir pirenin ısırması kadar duyar.) [Nesai]